17 Haziran 2008 Salı

ilk evimiz

Babamlarim onayak olmasi ve destegi ile 2006 Kasim'inda TOKI'nin Mugla Kotekli toplu konut uygulamasindan ev almak icin basvurduk. Basvurumuz kabul edildi. Hem odemeler hem de insaat basladi.
Kontrat uzerinde 24 ay surmesi gereken insaati daha kisa surede bitirdiler ve Nisan sonunda evi teslim aldik! Boylece ilk evimize kavusmus olduk.
Babamlarin soyledigine gore insanlar coktan tasinmis evlerine ve de belediye cevre duzenlemesini bitirmeye calisiyormus. Yine onlarin tum gayreti ile evi 3 ogrenciye kiraya verdik. Boylece odemelerimizin yuku hafifleyecek.
Temmuz'da ablamin dogumu icin Turkiye'ye gittigimizde Mugla'ya kisa bir ziyaret yapip evi ve yeni kiracilarimizi gormeyi dort gozle bekliyoruz...
Devrim

12 Haziran 2008 Perşembe

Is gezileri

Arastirmaci olmanin en buyuk avantaji konferans-is gezisi diye baska ulkelere/sehirlere gitmek sanirim.
Mayis ayinda arka arkaya iki konferansa gitmek zorunda kaldim. Ilki Toronto-Kanada'da duzenlenen ISMRM konferansiydi. ISMRM, magnetik rezonans dalinin en onemli uluslararasi konferanslarindan biri. Bu sene yaklasik 5000 katilimci ve yuzlerce sunumun yapildigi dev bir konferans! Bastaki egitim haftasonu dahil olmak uzere 9 gunun benim icin inanilmaz dolu, yorucu, ama cok egitici gectigini soylemeliyim. Ama amacim bilimsel toplantilarin reklamini yapmak degil tabii ki burada :)
Toronto civarinda universiteden iki arkadasim yasiyor: Ozgun ve Erkan. Ikisi de 4-5 sene once yuksek lisans okumak icin Kanada'ya geldiler. Mezun olduktan sonra is bulup kaldilar. Hatta ev bile almislar! Bir aksam Ozgun'un evinde mangal partisi yaptik: Ozgun, Erkan, ikisinin kiz arkadaslari ve ben. Universite gunlerinden bahsederek cok guzel zaman gecirdik. Kizlar biraz Fransiz kaldilar tabii olaylara... :)
Toronto'nun merkezi tam bir buyuk sehir: gokdelenler, trafik... Ozgun'un soyledigine gore sehirden uzaklastikca cok guzellesiyormus etraf. Kanadalilar beyzbol, buz hokeyi ve basketbol hastasi. Avrupaya gore hayat daha ucuz, euro-dolar paritesinden dolayi. Yemekleri baya guzel ve buyuk porsiyonda sunuluyor. Ilginc bir gozlem: Kanada'da servis sektorundeki maaslar cok dusuk. Calisanlarin onemli gecim kaynagi bahsisler bu yuzden. Restoranda bahsis vermek zorunlu gibi bir sey. Bunun olumlu yani, garsonlarin musterilerle cok yakindan ilgilenmeleri.

Kanada gezisi hem is hem de tatil anlaminda cok guzel gecti benim icin. Tek sorunum jetlag'di. Gidiste ve donuste 3 gun surdu alismam. Ama yakinmiyorum, ne de olsa ilk kitalararasi gezimdi bu benim...


Donuste bir gun Zeynep'i gorup, ise ugrayip ISBI konferansi icin Paris'e gittim. ISBI cok daha kucuk bir konferans. Ama biomedical imaging dalindaki unlu insanlarla tanismak icin ideal buyuklukte. Paris'i daha once gordugum icin zamanimi gezmeye degil de networking'e ayirdim bu sefer. Ayrica kabul edilen makalemin sunusunu yaptim: dinleyenler hem cok ilgilendiler hem de calismami cok olumlu buldular.

Paris donusunde "artik, uzun bir sure konferansa gitmeyecegim" diye karar verdim. Temmuzda bir gezi daha var. En azindan o tarihe kadar yerimden kipirdamak yok! :)
Devrim

7 Haziran 2008 Cumartesi

keukenhof + ilk kamp + leiden

Hollanda'nin laleleri unlu. Her sene nisan-mayis aylarinda acan lalenin bir turunu Keukenhof lale bahcesinde sergiliyorlar. Bu unlu bahceyi gezebilmek icin insanlar Avrupa'nin bircok ulkesinden akin akin ziyarete geliyor. Biz de bu akina katildik 26 Nisan'da.
Keukenhof Belcika'dan gunubirlik ziyaret edilecek mesafede aslinda ama cok yorucu olur dusuncesiyle bir kamp yerinde kalalim diye karar verdik. Zeynep'in ilk cadir kampi (ilk uyku tulumuyla disarda yatis, vs.) deneyimi olacakti bu. Bu yuzden ayni zamanda su sporlari merkezi olan, olanaklari iyi bir kamp yeri sectik.
Hafta sonu icin planimiz ilk gun bisiklet kiralayip etrafi gezmek (Leiden sehri rotamizin ustunde idi ornegin), ikinci gun Keukenhof'u tavaf edip geri donmekti.
Cumartesi sabah erkenden yola cikip 10.30 gibi kamp yerine ulastik ve cadirlarimizi kurduk, sonra Leiden sehrine gidip bisiklet kiraladik. Turistler akin akin Keukenhof'a geldiklerinden Leiden'da kiralik bisiklet bulmak cok zordu. Gulsah onceden rezervasyon yapmis olmasa muhtemelen Leiden'i yuruyerek gezecektik. 7 bisiklet bulduk tren istasyonundan, ancak toplam 9 kisiydik. Omer ile Tolga fedakarlik yapip baska bir yerden bisiklet bulmak icin bizden ayrildilar. Biz de onceden belirledigimiz rotada turumuza basladik (boyle beklenmedik durumlarda cep telefonu bulunmaz nimet: bilmediginiz bir yerde nasil bulusma ayarlayabilirsiniz ki? cep telefonu ile haberlesip bulusmak cok daha hizli, kolay ve kesin).

Bir sure sonra Omer ve Tolga ile bir kavsakta karsilastik. Hem de bir bulusma ayarlamadan! Inanilmazdi! Cumartesi gunu kiclarimiz sele seklini alincaya kadar butun gun bisikletle gezip guzel havanin tadini cikardik. Aksamustu Leiden sehrinin merkezine gittik. Leiden kanallari ve havasiyla cok hos bir sehir. Leiden'da ogrenci olarak yasamak unutulmaz bir deneyim olurdu herhalde.

Aksam yemegi icin kampa geri donup, hazirliklara basladik. Tolga'nin gazli-pompali ocagi sayesinde super bi makarna ziyafeti cektik kendimize. O kadar bisiklet gezisinden sonra hepimizin uykusu geldi tabii erkenden :)

Gece cadirda kalacaksaniz havanin iyi olmasi onemli. Sansimiza, hava serin ama guzel oldu tum hatfasonu. Zeynep icin cok iyi bir deneyimdi sanirim. Kampin hemen ertesinde "baska nerelerde cadir kampi yapsak acaba?" diye sorular sormaya basladi :)

Gec kalirsaniz Keukenhof'un cok kalabalik olacagini duymustuk onceden. Pazar sabahi hizli bir kahvalti yapip cadirlari toplayip erkenden Keukenhof'a gittik. Kisibasi 15euro verip iceri girdik. Nasil bir yer oldugunu tahmin edemezsiniz, gidip gormeniz yasamaniz gerekli! Oyle bir yer! Yuzlerce lale cesidi var. Ve hepsini bahceye cok guzel yerlestirmisler. Butun gun lale gormeyi yadirgamiyorsunuz hic :)
Buyuk, lale acisindan yogun, ve kalabalik oldugundan insan cabuk yoruluyor. Ogleden sonra pestilimiz cikmisti. Zaten aksam 6da GS-FB maci oldugundan erkenden geri donus yoluna ciktik. Omer ve Gulsah bizi Antwerp'e birakip Bruksel'e devam ettiler.
Cok guzel bi hafta sonu kacamagi oldu hepimiz icin bu gezi.

not: Rivayete gore, Hollanda'lilar laleyi asirlar once Turkler'den almislar, ve ciftlestirme yontemiyle su anki bir cok farkli turu uretmisler. Simdi de bu deneyimlerinin ve cabalarinin sonucunu laleleri dunya pazarina satarak fazlasiyla geri aliyorlar.
Devrim